https://medihavadis.com/files/uploads/user/d479a55e9a53f37226fbe56833e142c2-7aa15b009fd3c3202492.jpg
Op. Dr. Nezih Yıldırım

Koskoca doktor

02-05-2022 17:40 3023 kez okundu.

Pandemi sürecinin artık sonunu yaşadığımız bu günlerde Ramazan Bayramı'nı kutluyoruz. Bugünkü yazımı mesleğin dertlerinden ziyade geçmişte kendi sayfamda paylaştığım bir anıyı sizlerle paylaşarak yüzlerinizde biraz tebessüm oluşturma amacıyla paylaşıyorum. Başarılı olabilirsen ne mutlu bana... 

Bir önceki evimizde kirada oturduğumuz yıllar, daha kızım Beril ortada yok ve beş yıllık kalkınma planına da dahil edilmemiş, oğlum Ediz henüz ilkokula başlamadığı için akşamları ödev kavgası - sinir harbi de yaşanmıyor, çekirdek kadromuzla mutlu mesut yaşamaktayız ufacık ama kullanışlı evimizde.
O zamanlar bugünkü kadar olmasa da Burdur ilinde su kesintileri arada can sıkmakta, musluklarımıza teşrif ettiği zamanlarda ise temel su ihtiyacı için evdeki beş litrelik su bidonlarını yakın camilerden veya parktaki sulama amaçlı çeşmeden doldurup işimizi görüyoruz.

Yine böyle bir kesintiyle akşam mesai çıkışı karşılaşınca elde bidon evin karşısındaki parktaki çeşmede soluğu alıp doldurdum ve eve döndüm, akşam işleri görüldü ve her zamanki gibi gecenin ilerleyen saatlerinde suyun gelmesi beklendi lakin musluklardan o tıss sesi bile gelmeyince homurdana homurdana yatak odasının yolu tutulup hırstan göze kolayca uyku girecek gibi olamasa da ertesi günkü mesainin hatırına gözler kapatıldı. Sabah bir ümit lavabo yoklandı lakin umutla beklenen melodi yoktu, tabii her sabah duş alma alışkanlığı olan kılkuyruk denecek derecede huysuz ve titiz bir herif sıfatıyla nitelendirilebilecek bir adam olan şahsım homurtularını artırarak işyerinin yoluna koyuldu.
Benim kişiliğimde olanlar anlar, bu durum kişi psikolojisinde son derece yoğun bir tahribata neden olmakla birlikte bir gerginlik de oluşturur, o sabah duş alınmadı ise gün boyu ciltte sebepsiz bir kaşıntı, bünyede belirgin bir huzursuzluk ortaya çıkar.

Akşam mesai bitimiyle birlikte büyük bir şevkle evin yolu tutulup musluklardan beklenen haberi alamayınca iyice çıldırıp evdeki bütün bidonlarla yine karşı çeşmenin yolunu tuttum, on kadar beşlik bidon ellerimde, mahalleli de bir garip bakmaya başlamıştı bana, gergin görüntümden pek kimse de yanıma gelmeye cesaret edemiyor, sorduğum diğer apartman sakinleri ise durumdan benim kadar rahatsız değil ve pek de önemsemiyorlar, belediyenin su arıza telefonuna ara ki ulaşasın, bu da beni hepten delirtmekte...
Derken o akşamı da bir şekilde atlattık, ertesi gün de tatil, sabah biraz geç kalkıp musluklar bir umut yüklendi ama beklenen melodi yine kulaklarımıza teşrif etmiyordu, bu böyle ertesi gün de devam edince yan apartmanlardakilere sorayım bari dedim.
Yan binadaki komşumuza
- Kusura bakmayın ama kaç gündür sular kesik, ama kimsenin gıkı çıkmıyor, ne zaman gelecek, bir bilginiz var mı?
diye sordum.
Komşu hayret ifadesiyle yüzüme bakıp,
- Sular kesik değil ki
dedi...
Bu cevabı alınca bizim ülkenin fertlerine özgü bir teyit alma edasıyla,
- Hiç mi kesik değil?
diye sorunca komşum:
- Yoo, hiç de kesilmedi
deyince beynimde şimşekler çaktı ve hışımla bizim apartmanın biraz sivri akıllı diye nitelendirilebilecek kapıcısı Ramazan'ın peşine düştüm...
Aradığımı bulmam uzun sürmedi, bizimki kapıcı dairesinin orada karşıma çıktı.
- Ramazan, bizim apartmanda bir kaç gündür sular kesik, bir bilgin var mı?
- Yok hocam, bizde kesik değil...
Koca mahallede bir tek bizim binada suların kesik olmasına neden olabilecek ne olabilir diye düşünürken aklıma koca sitenin kalorifer kazanının bizim binada olduğu gerçeği geldi. Bunun üzerine bizim sivri Ramazan'ı sorgulama süreci yeni bir boyut kazanmış oldu. 
- Acaba bir kaç gün önce bizim apartmandaki kalorifer dairesindeki vanalar ile ilgili bir işlem yapmış olabilir misin?
- Haaaaa....
- Haaassss......
Bu diyalog sonrası tuttum bunu kolundan kalorifer dairesine...
- Ramazan, anlat bakalım! 
- Hocam, geçenlerde burada kömürlere kazandan su sızmıştı.
- Eeeee?
- Ben de buradaki bütün vanaları kapattım.
- Laaaann! Bize niye söylemiyorsun?
- Eeeee.... Iıııı!
Teşhis konulmuş, tedavi sürecine geçmenin zamanı gelmişti. Neyse, bulduk vanayı açtık ve hasretle beklediğimiz her ne kadar niteliği düşük olsa da işimizi gören Burdur şehir şebeke suyumuza kavuştuk.

Bundan sonra sıra geldi yan apartmandaki komşuya...
Buradaki diyalog ise öldürücüydü. 
- Ya komşum, kaç gündür elimde bidonlar parkın yolunu arşınlıyorum, helak oldum su taşımaktan. Sular da kesik değil, "Bu adam bu suları niye taşıyor, bir anormallik var bu işte." demediniz mi hiç?
- Ya hocam, aslında bize garip geldi senin su taşıma, bu parktaki çeşmenin suyunun bildiğimiz kadarıyla bir özelliği de yok.
- Eeeee?
- E'si hocam, " Adam koskoca doktor, vardır şifalı bir özelliği, bir bildiği vardır, bu kadar suyu boş yere taşımaz diye düşündük."

Bu vesileyle bu sayfaları okuyan herkese ve tüm meslektaşlarıma iyi bayramlar diliyorum.
Sonraki bayramları daha bir coşku ile kutlama dileklerimle...

Neler Söylendi?