DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Op. Dr. Nezih Yıldırım
Op. Dr. Nezih Yıldırım
Giriş Tarihi : 10-05-2022 18:12

Popülizme ve israfa kurban edilmiş sağlık sistemi

Biz kendi kendine yetebilen, kaynakları bol ve zengin olan ve bunları doğru bir şekilde kullanabilen bir ülke miyiz?
Ülkemizin vatandaşlarına sunduğu yaşam standardı ve gelir düzeyleri incelenip, toplumun beslenme kalitesi, ortalama yaşam süresine bakıp da buna evet diyebilecek pek kimse yoktur diye düşünüyorum.
Peki bu şartlarda kaynakları ekonomik kullanıp her kuruşun değerini bilerek hareket etmek doğru bir davranış olmaz mı?
Her konuda bolluk yaşayan zengin bir ülke de olsanız bu konuda bir plan program yaparak kaynaklarınızı en ekonomik şekilde kullanmanız gerekir.

Ülkemizde bir çok konuda yoğun bir israf olduğu bir gerçek ve o alanların profesyonelleri tarafından sürekli dile getirilmektedir; bizim bugün tartışacağımız konu ise kendi alanımız olan sağlıkta yaşanmakta olan insan, işgücü, kaynak, zaman ve para israfı.
Sağlık sektörü ile ilgili olan hemen herkes ülkemizde  bu konuda tutulan istatistiklerde muayeneden ameliyatlara, istenen tetkik miktarından uygulanan radyolojik inceleme rakamlarına dünyadaki diğer ülkelere göre çok abartılı rakamlar ile karşılaşıldığını bilmektedir. Dünyada özellikle gelişmiş ülkelerde insanların yaşam standardı ve ortalama yaşam süreleri bu kadar uzunken ve bunu sağlıkta istatistiklere yansıyan çok daha az rakamlarla başarıyorlarken bizde niye böyle?
Dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde sağlık hizmetleri, bilim ve hukuk gibi siyasetten arındırılmış, uzun vadeli bir planlama içinde kamu yararı gözetilerek, haiz olduğu öneme uygun olacak şekilde, hak ettiği üzere olabilecek en iyi bütçe ayrılmış ama israftan kaçınmak için gerekli tedbirler alınmış bir sistemde yürütülmektedir.
Bu sistem içinde hasta bireyin hangi durumlarda kime muayene olup uzman görüşü için ne gibi şartlarda sevk edilebileceği, istenecek tetkiklerin ve görüntüleme işlemlerinin hangi bilimsel dayanak ve verilere göre yapılabileceği gibi bütün sağlık hizmetleri istatistiki verilerle takip edilerek bir algoritma içinde sunulmaktadır.
Örnek vermek gerekirse kolum ağrıyor diyen biri direkt ortopedi uzmanına muayene olarak omuz MR tetkiki yaptıramamakta, öncelikle ilk basamakta aile hekimi tarafından değerlendirilip gerek görülürse uzmanlık gerektiren bir birime yönlendirilmektedir. Burada oluşabilecek suistimalleri engellemek için halkın bilinçlendirilmesi, sosyal güvenlik kurumlarının denetleme mekanizmaları ve hukuki yaptırımlar çok iyi çalıştırılmaktadır.

Bizde ise sağlık hizmetleri iç politika için önemli bir oy devşirme kapısı olması ve burada halka sağlanacak sözde kolaylıkların siyaseten ciddi bir karşılık getirmesi nedeniyle bu sevk ve basamaklandırma düzeni oturtulamamış, her isteyenin istediği uzman hekime direkt ulaşabileceği ucube bir düzende hem eldeki sınırlı sayıdaki uzman hekimler için anormal bir hasta yoğunluğu hem de toplum nazarında koruyucu sağlık hizmetlerinin değersiz görülüp horlanacağı, birinci basamağın devre dışı bırakıldığı bir yapı ortaya çıkmıştır.

Batılı normlarda ortalama 20 dakikada bir hasta muayene edip günde en fazla 20 kişi ile ilgilenmesi gereken uzman hekimler bu rakamların kat be kat üzerinde bir kitleyi uygun bir tabirle "avutma" görevi de üstlenmekte, artmış muayene sayısı ile azalan kişi başı süre, hukuki problemlerle karşılaşma kaygısı ve hasta memnuniyetini ön planda tutan anlayış ile hekim tetkiklere yüklenmekte, medya ve siyaset tarafından sürekli yanlış bilgi pompalanmış kendini her şeyi talep etmeye yetkili gören hasta hekime istediği tahlilleri yaptıracak, istediği ilaçları yazdıracak cesareti kendinde bulmakta, performansa dayalı bir sistemle maaşlandırılan hekim de bu şişirilmiş rakamları, gelirini ve haliyle yaşam standardını koruma kaygısı ile devam ettirebilme ve kapısında her gün yığılan kalabalıkları bir şekilde eritebilme derdine düşmekte, bu şekilde de tetkiklere ve radyolojik incelemelere daha fazla yüklenme, her gelen hastaya bir reçete düzenleme zorunluluğu hisstetmektedir. Sonrasında uzamış MR randevu süreleri, sağlıklı takip edilemeyen kroni hastalark, atlanan ve gerçek aciller ve ülke ekonomisine ciddi yük olan çok da bir tedavi edici özelliği olmayan gereksiz reçeteler... 

Bütün bunlar üst üste binince bazı illerin nüfuslarının yedi katı gibi bir o ilin hastanelerine başvuru rakamları, oransal bazda Avrupa ülkelerinin onlarca kat üzerinde MR ve Tomografi istatistikleri gibi haberler tıbbi bilgilendirme forumlarında gözümüze çarpmakta, "Doktora geldik, boi dönmeyelim" zihniyeti ile her evde küçük bir eczane kuracak çeşitlilikte ilaç yığınakları oluşmakta, sonrasında bu ilaçların önemli bir kısmı gereksiz kullanım veya dolmuş miat nedeniyle üretim amacına uygun olmadan sarfedilmektedir.
Bütün bu süreç incelendiğinde ve istatistik kağıdına döküldüğünde ülke ekonomisinde açtığı gedik ve israfın boyutu çok daha iyi anlaşılacaktır. 

Bunun dışında bir de ülkenin bu çalışma şartlarından kaçarak gelişmiş batı ülkelerinde mesleğini icra etmek için göçen hekim kısmı var ki uzun vadeli en büyük ekonomik kayıp budur. Bir hekim için ülkenin harcadığı zamana ve kaynaklara bakarsanız, mutlu olabileceği fiziksel, ve ekonomik şartlar sağlanmayan, mesleki tatminini sağlayamayacağını düşünüp şiddete maruz kalma kaygısı taşıyan binlerce yetişmiş işgücünü hazır bir şekilde gelişmiş ülkelere bedavaya sunmamız, elimizdeki nitelikli beyinleri kaybetmemiz bu israfların en büyüğüdür.

NELER SÖYLENDİ?
@
ÇOK OKUNANLAR
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Tercihiniz hangisi olur / olurdu?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA